2015 yazına gelindiğinde David de Gea, sadece 24 yaşında olmasına rağmen dünyanın en iyi kalecilerinden biri hâline gelmişti. Manchester United'a 2011'de, henüz 20 yaşındayken, oldukça tartışmalı bir transferle katılmıştı — İngiliz basını onu "fazla ince, fazla genç" bularak eleştirmiş, ilk sezonu zorlu geçmişti. Ama sonraki yıllarda kendini kanıtladı; United'ın en zayıf olduğu dönemlerde bile kulübü tek başına maçlarda ayakta tutan performanslar sergiledi. Bu da onu, kariyerinin bir sonraki büyük adımını atmaya hazır bir yıldıza dönüştürmüştü. Real Madrid'in ilgisi yeni değildi — İspanyol kulübü yıllardır bir numara kaleci arayışındaydı ve kendi akademisinden yetişen, İspanyol millî takımının da geleceği sayılan de Gea'yı geri getirmek istiyordu.
2015 yaz transfer döneminin son gecesi, futbol tarihinin en garip anlarından birine sahne oldu. Real Madrid ve Manchester United, kaleci David de Gea'nın Madrid'e, Keylor Navas'ın ise karşılığında Manchester'a gitmesi için prensipte anlaşmaya varmıştı. Anlaşmanın şartları üzerinde haftalarca çalışılmış, iki taraf da imzaya hazır hale gelmişti. Ama İspanyol Ligi'nin transferleri kayıt altına aldığı resmi sistem (TMS — Transfer Matching System) üzerinden gönderilmesi gereken evraklar, gecenin geç saatlerinde bir türlü karşı tarafa ulaşmadı.
United, evrakları saat kapanmadan önce gönderdiğini iddia ederken, Real Madrid evrakların eksik ya da yanlış formatta geldiğini öne sürdü. Bazı kaynaklara göre belgeler tam da gece yarısından yaklaşık 2 dakika sonra sisteme düştü — yani transfer penceresi resmen kapandıktan hemen sonra. Bir başka iddiaya göre ise sorun, gönderilen belgenin dijital imza formatındaki teknik bir uyuşmazlıktan kaynaklandı. İki kulüp de kamuoyuna birbirini suçlayan resmi açıklamalar yaptı; Manchester United, gecikmenin tamamen Real Madrid'in ihmalinden kaynaklandığını söylerken, İspanyol kulübü kendi sorumluluklarını yerine getirdiğini savundu. Olay günlerce basında "fax makinesi skandalı" olarak konuşuldu — çünkü halk arasında bu tür resmi transfer belgelerinin faksla gönderildiği yönünde (kısmen doğru, kısmen abartılı) bir algı oluşmuştu.
Sonuç olarak De Gea, hayalindeki Real Madrid transferini son anda kaçırdı ve planlanmadık şekilde Manchester United'da kalmaya devam etti. İlk başta bu durumun kalecinin motivasyonunu olumsuz etkileyeceği düşünülüyordu — sonuçta bir oyuncunun, kulübünün onu satmaya razı olduğu ama teknik bir aksaklık yüzünden gidemediği bir sezona nasıl adapte olacağı belirsizdi. Ama olanlar tam tersi bir etki yarattı. De Gea o sezon kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiledi, sezon sonunda kulübün yılın oyuncusu seçildi ve United taraftarları arasında adeta bir kült figüre dönüştü.
İlginç bir şekilde bu "kayıp" transfer, kaleci için kötü sonuçlanmadı — United'da sekiz sezon daha forma giyip kulübün tarihindeki en çok maça çıkan kalecilerden biri oldu, birçok sezon Premier Lig'in "Yılın Kalecisi" ödülünü kazandı. Real Madrid ise o dönem başka kaleci arayışlarına yöneldi ve de Gea'yı bir daha hiç bu denli ciddi şekilde transfer gündemine getirmedi. Geriye dönüp bakıldığında, o gece yaşanan teknik aksaklık, iki kulübün de kariyer planlarını kalıcı şekilde değiştirdi.
Bu olay aynı zamanda, transfer sistemlerinin teknik altyapısının futbolun ekonomik boyutuyla ne kadar iç içe geçtiğini de gözler önüne serdi. TMS sistemi, kulüpler arası her transferi kayıt altına alan, oyuncunun uluslararası transfer sertifikasının doğru şekilde işlenmesini sağlayan resmi bir altyapıdır — ve bu olay sonrasında birçok kulüp, son dakika transferlerinde evrak işlemlerini çok daha erken tamamlama alışkanlığı edindi. FIFA ve ulusal federasyonlar da, benzer aksaklıkların bir daha yaşanmaması için sistemin güvenilirliğini artırmaya yönelik iyileştirmeler üzerinde çalıştı.
Yıllar sonra futbol basınında yapılan geriye dönük değerlendirmelerde, bu transferin gerçekleşmiş olması durumunda hem De Gea'nın hem de Real Madrid'in kariyer çizgisinin nasıl farklı şekilleneceği sıkça tartışma konusu oldu. Real Madrid, o dönemden sonra da uzun yıllar kaleci pozisyonunda istikrar arayışını sürdürdü, De Gea ise United'da inşa ettiği efsanevi statüsüyle bu "kayıp" transferin aslında kendisi için en doğru sonuç olduğunu kanıtladı.
Bazen milyonlarca euroluk bir transferi, teknolojik bir aksaklık ya da birkaç dakikalık bir gecikme belirleyebiliyor. TransferKolik'te "Manchester United" ve "Real Madrid" aratarak, bu iki kulüpte gerçekten forma giymiş oyuncuların tam listesini görebilirsiniz.