2018'e girerken Alexis Sanchez, Arsenal'in en büyük yıldızlarından biriydi ama kulüple ilişkisi giderek gerginleşiyordu. Sözleşmesi 2018 yazında sona erecekti ve taraflar arasındaki yenileme görüşmeleri tıkanmıştı. Şili'li forvet, kariyerinin geri kalanında şampiyonluk mücadelesi veren bir kulüpte oynamak istediğini açıkça belli ediyordu — Arsenal ise o dönem Premier Lig'in en üst sıralarından uzaklaşmış durumdaydı. Bu nedenle 2018 ocak transfer döneminde Sanchez'in ayrılığı neredeyse kaçınılmaz görülüyordu; tek soru "nereye" sorusuydu.
Ocak 2018'de Alexis Sanchez'in gözü kesin olarak Manchester City'deydi — eski hocası Pep Guardiola ile Barcelona günlerinden kalan güçlü bir bağı vardı ve City'nin o sezon oynadığı üstün futbol, oyuncuyu fazlasıyla cezbediyordu. Şili'li yıldız, City yönetimiyle neredeyse her gün iletişim hâlindeydi, kişisel şartlar üzerinde büyük ölçüde anlaşmışlardı. Basında transferin sadece resmi imza aşamasına geldiği, kulüpler arası bonservis pazarlığının tamamlanmak üzere olduğu yazılıyordu. Herkes bu transferin bir formaliteden ibaret olduğunu düşünüyordu.
Ama tam o sırada beklenmedik bir gelişme yaşandı: Manchester United teknik direktörü Jose Mourinho, doğrudan devreye girip Sanchez ile kişisel olarak iletişime geçti. Mourinho'nun oyuncuya, kulübün simgesel 7 numaralı formasını teklif ettiği yönünde haberler basına yansıdı — bu numara tarihsel olarak United'da Cristiano Ronaldo ve David Beckham gibi isimlerin taşıdığı, özel bir anlam ifade eden bir formaydı. Bu teklif, City ile neredeyse tamamlanmış olan anlaşmayı bir anda gölgede bıraktı ve Sanchez'in kararını sorgulamasına yol açtı.
Aynı dönemde City tarafında da bir gelişme yaşandı: kulüp, Sanchez'in menajerlik ekibinin son anda daha yüksek bir ücret talep etmesi üzerine görüşmelerden çekilmeye karar verdi — City yönetimi, oyuncu transfer politikasında belirli bir ücret tavanını aşmama konusunda katıydı. Bu gelişme, United'a hamlesini tamamlaması için gereken alanı tamamen açtı. United, anlaşmayı hızlandırmak için Henrikh Mkhitaryan'ı da işin içine katarak bir oyuncu takası şeklinde yapı kurdu — Mkhitaryan Arsenal'e giderken, Sanchez ters yönde Manchester'a gitti. Bu, Premier Lig'de o döneme kadar görülen en yüksek profilli oyuncu takaslarından biri olarak tarihe geçti.
Ama bu "zafer" United için kısa sürede büyük bir hayal kırıklığına dönüştü. Sanchez, Arsenal'deki döneminde gösterdiği patlayıcı formdan çok uzak bir performans sergiledi; kulüpte geçirdiği yaklaşık 19 ay boyunca sadece 5 lig golü atabildi ve kariyerinin en kötü döneminden birini yaşadı. Yüksek maaşına rağmen sahadaki katkısı beklentilerin çok altında kaldı, taraftar ile ilişkisi de giderek bozuldu. Sonunda United, 2019'da Sanchez'i İtalya'ya, İnter'e kiralık olarak gönderdi ve bu transfer kulübün tarihindeki en başarısız bonservis harcamalarından biri olarak anılır oldu.
Bu transfer, aynı zamanda Premier Lig'de o dönem giderek yaygınlaşan bir eğilimin de parçasıydı — büyük kulüpler, yıldız oyuncuları elde etmek için artık sadece bonservis parası değil, karşılıklı oyuncu takasları da kullanmaya başlamıştı. Bu yöntem, kulüplerin bütçe üzerindeki baskısını azaltırken, aynı zamanda iki takım arasında karmaşık müzakereler gerektiriyordu. Sanchez-Mkhitaryan takası, bu stratejinin en dikkat çekici örneklerinden biri olarak, sonraki yıllarda benzer takasların da önünü açtı.
Bu transfer, günümüzde hâlâ Premier Lig tarihinin en çok konuşulan "yanlış transferleri" arasında sayılıyor. Futbol analistleri, Sanchez'in performans düşüşünü çeşitli faktörlere bağladı — yaşının ilerlemesi, oyun tarzının Premier Lig'in o dönemki temposuna uyum sağlayamaması ve United'daki takım kimyasının kendisine uygun olmaması gibi nedenler sıkça dile getirildi. Bu olay, bugün hâlâ genç scoutlar ve transfer analistleri için "yıldız isim her zaman doğru transfer anlamına gelmez" prensibinin öğretici bir örneği olarak kullanılıyor.
Bu transfer aynı zamanda, futbolda maaş pazarlıklarının bir anlaşmayı nasıl son anda bozabileceğinin de öğretici bir örneğiydi. Menajerlerin son dakika taleplerinin, kulüpler arasındaki dengeyi nasıl aniden değiştirebileceği, sonraki yıllarda birçok transfer uzmanı tarafından incelenen bir konu hâline geldi.
Sanchez'in Arsenal'deki önceki performansı göz önüne alındığında, bu düşüş daha da çarpıcı görünüyordu. Şili'li yıldız, İngiltere'ye geldiği ilk sezonlardan itibaren ligin en yaratıcı ve en üretken hücum oyuncularından biri olarak kabul ediliyor, tek başına maçları kazandırabilen nadir oyunculardan biri sayılıyordu. Bu bağlamda, United'daki düşüşü sadece kulüp değişikliğiyle değil, aynı zamanda oyuncunun kariyerinin doğal bir dönüm noktasına denk gelmesiyle de açıklanmaya çalışıldı.
Bazen bir transferi "kazanmak", o transferi başarılı kılmıyor. TransferKolik'te "Arsenal" ve "Manchester United" aratarak, bu iki kulüpte gerçekten forma giymiş oyuncuların tam listesini görebilirsiniz.